Bir goril bir insan eder mi?

Aslında, “Goril kadar olamayan insanlar ” diye başlık atmak geçiyordu içimden. Sonra gorillere hakaret etmek istemedim. Konuşabilen goriller konuşmayan insanlara karşı.

Alman filozof Martin Heidegger, dili, insanın evi olarak değerlendiriyor. Bir başka filozof Ludwig Josef Johann Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus adlı eserinde “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır” diyor.

Ne güzel söylemiş değil mi… Sizin sınırlarınız var mı?

Dünya geçtiğimiz haftalarda ABD’nin Ohio Cincinnati Hayvanat Bahçesi’nde öldürülen gorili konuştu. Kafesine düşen 4 yaşındaki bir çocuğu çığlıklardan korkup suda sürükleyince vurularak öldüren goril, meğerse çocuğu korumaya çalışmış…

Çocuğun annesi, “olur böyle kazalar” diye Facebook’ta açıklama yaptı, hayvanat bahçesi müdürü ise basın karşısına geçip “…yine olsa, yine öldürürüz…” şeklinde konuştu. Konuştular ve dünyalarının sınırlarını bize gösterdiler.

İşim iletişim ve içerik olduğu için, kimin konuşup kimin konuşuyormuş gibi yaptığıyla ilgileniyor ve bu konuda çalışıyorum. Dil öğrenme ve iletişim becerisinin insana mahsus olduğu düşünülür. Ne yalan ama!… İnsanların konuşabildiğini kim söylemiş? Böğürmek, küfür etmek ne zaman iletişim kurmak ya da bir dil konuşmak anlamına gelmiş?

Harambe, 180 kilo ağırlığında ve 17 yaşında bir gorildi. Ölümü, dünya goril nüfusu açısından önemli bir kayıp. Aslında Harambe konuşabiliyordu… Zaten konuştu… Dilini anlamamışlar.

Goriller vokal anatomilerindeki farklılıklardan dolayı insanlar gibi konuşamıyorlar. Fakat haz, sabırsızlık, korku, öfke, sinir, neşe, tehdit, kahkaha gibi duygularını ifade etmek için oldukça belirgin sesler kullanıyorlar. Mırıldanma, ıslık çalma, yuhalama, kıkırdama, ağlama, oflama, havlama gibi.

Sizi dünyanın en iyi konuşan goriliyle tanıştırmak isterim: Koko. Pek çok insandan daha iyi konuşuyor. Daha iyi iletişim kurabiliyor. Koko, 1971 San Francisco doğumlu. İyi dil bilgisine ve konuşma yeteneğine sahip. Koko, dişi. 1000’den fazla işareti algılayabiliyor. Amerikan İşaret Dili’nin değiştirilmiş bir versiyonu olan Goril İşaret Dili’ni kullanıyor. Koko, işaretlerin yanı sıra konuşma İngilizcesindeki yaklaşık 2000 kelimeyi anlayabiliyor. Söz dizimine ve dil bilgisi kurallarına dikkat etmiyor. Dili kullanımı bir çocuğun kullanım düzeyinde. Bakıcısı Francine “Penny” Patterson’a göre Koko sınırlarını aşmış bir goril; konuşabilmek, iletişim kurabilmek için yeni işaretler türetebiliyor. Penny, doktora çalışması sırasında Koko’yla tanışmış. O gün bu gün birlikteler. İkisi de yaşam boyu süren canlı bir deneyin parçası. Koko’nun hayatı sürekli kayıt altında. 2 bin saate yakın videosu var. İzlerken şaşa kalıyorsunuz. Koko yemek yerken ki, estetik sunumlardan hoşlanıyor… Koko müzik dinlerken ki, müzik seviyor. Koko modaya meraklı ki, giysilerini kendisi seçebiliyor…

Bir dil kaç kelime?

Bir dil biliyorum diyebilmeniz için kaç kelime öğrenmeniz gerekir, hiç düşündünüz mü? Dil, gelişen ve sürekli değişen bir yapı olduğu ve kişinin hayal gücü ve yaratıcılığı bağlamında üretildiği için net bir cevap vermek zor. Shakespeare’in 1,700 yeni kelime ürettiği söyleniyor.

Bir dildeki kelime sayısının nesnel ölçümü, en geniş sözlükte ele alınan kelimeleri dikkate almakla başlıyor. Çince’de 370 bin kelime, 23 bin Çince karakter var. İngilizcede güncel kullanımda 171,476 kelime, artık kullanılmayan 47,156 kelime, 615,100 tanım bulunuyor. Fransızcada 100 bin kelime, 350 bin tanım; Japoncada 500 bin Rusçada 200 bin kelime var.

Araştırmacılara göre, İngilizce ana dili olan bir yetişkinin aktif olarak kullandığı sözcük dağarcığı ortalama 20 bin kelime, 40 bin kelime ise pasif kullanımda. Buna karşın, gündelik yazışmalar için ilk 25 kelimeyi kullanarak hayat sürenlerin ağırlığı yüzde 33. Ezici! Yetişkin ve öğrencilerin yazılarında yoğunlukla ilk 100 kelimeyi kullanılıyor. İlk 1,000 kelime ise tüm gündelik yazıların yüzde 89’unu oluşturuyor. (Reading Teachers Book of Lists). Buradan anlaşılması gereken, küresel olarak da sınırlı konuşanlar, sınır tanımayanlara üstün. Kendi halimize üzülürken geri kalan coğrafyalarda da benzer durumun hüküm sürmesi acınızı hafifletir mi bilmem, dünyanın kaderi iyi değil.

Not: “Aktif sözcük dağarcığı”, kendiliğinden anımsayıp kullanabildiğiniz; “Pasif sözcük dağarcığı”, aşina olduğunuz fakat kendiliğinden kullanmadığınız kelimeler.

50 kelimelik kitap olur mu? Olur 

Toplam 50 kelimeyle yazılmış bir kitabın varlığından haberdar olunca şaşırmıştım. Aslında dil dünyasının sınırları olduğunu düşününce, bir goril etmeyen tonlarca insan tanımak zorunda kalınca, niye şaşırıyorum ben de kendime hayret ettim. Meraklısına 50 kelimelik kitap “Green Eggs and Ham”. Gerçi inat uğruna yazılmış… “The Cat in the Hat” isimli kitap ise okunabilir, 236 kelime.

Türkiye’de üniversite gençliğinin günde sadece 300-400 kelime ile konuştuğu ifade ediliyor. Ne acı! Türkçe’de 100 bin civarı kelime bulunuyor. 2005’te yayınlanan Güncel Türkçe Sözlük 104.481 sözcük içeriyor. Türkiye Türkçesinin en gelişmiş sözlüğü Büyük Türkçe Sözlük. İlerleyen yıllarda yapılmış çalışmalarla (söz, deyim, terim ve isim olmak üzere) toplam 616.767 söz kapsar duruma gelen sözlükteki yabancı sözcük oranı da değişmiş. Sözlüğün yüzde 14’ü yabancı kökenli. Kelime hazinesi ve dil bilgisi kuralları bakımından oldukça zengin bir dil olan Türkçenin ancak binde 5’ine hakim olduğumuz ifade ediliyor. Özellikle kırsal kesimde günlük sadece 40-50 kelime kullandığı, Türkçeyi, nüfusun çok büyük bölümünün gerçek anlamda bilmediği somut veri. Büyük kitle ortalama 400 civarında kelime ile yetiniyor. Diğer kelimeler ise neredeyse hiç kullanılmadığı için adeta köreliyor.

Bu nedenle ifade gücü azalan kişiler konuşmalarında (şey), (yani), (ııı) gibi ses taklitlerini sıklıkla kullanıyorlar. Açın televizyonu, güzel dilimizi katleden ekran yüzleriyle karşılaşacaksınız. Bakın Ankara’ya, dil bilgisi yetersizliği nedeniyle yumruklara başvuran siyasetçilerle tanışacaksınız. Adım atın kurumsal dünyaya dil bilgisinin zenginliğini, bilse de bilmese de kullandığı yabancı kelimelerle göstermeye gayret eden profesyonellere toslayacaksınız…

Hepimiz dünyamızın sınırlarını gösteriyoruz

Konuşmak, insanları kaybetmek istediği bir haslet olsa gerek. Nereden vardın bu kanıya diyecek olursanız, buyrun size canlı örnek: internet dünyasında şaka gibi bir uygulama çıktı. Adı, Yo. Yo, 1,2 milyon dolar yatırım aldı. Yo, bir mesajlaşma uygulaması ve yalnızca bir kelime kullanmanıza izin veriyor: “Yo”. Uygulama üzerinde tipik bir muhabbet şu şekilde: Birinci Kişi: “Yo” İkinci Kişi: “Yo veya Yo Yo” diyor… Uygulamacı Yo’yu sadece 8 saatte geliştirmiş. Bence çok bile sürmüş!

Yok yok, bu kadar da uzun boylu değil. Lütfen silkelenin. Önce kendi dilinize hakim olun sahip çıkın. Dünyanız kadar konuşabiliyorsunuz, dünyanıza renk katıp zenginleştirmenin zamanı gelmiş olabilir mi?

Yapılması gereken o kadar basit ki; okumak! Bilgi sahibi oldukça daha iyi konuşacaksınız. Şüpheniz olmasın. Bunca yıllık deneyimimle sabit, okuyanlardan iyi iletişimci olur, okuyan iyi konuşur. Okumak bilgidir. Konuşmak için simgeleri bilmek yetmez, onları yorumlamak ve yerinde kullanmak gerekir.

Bilgisiz insanlar, Harambe’nin ne beden ne de vokal dilini algılayabildi, vurdu öldürdü. Karısını, kız arkadaşını katleden erkekler de karşısındakinin dilini çözemiyor. Üstelik kendi dünyasında dilini kaybedince şiddete dalıyor. Fikirleri olduğu için hapis tutulanlar da, dünyasının sınırları kısıtlı olanların tutsağı. Onlarla iletişime geçebilecek kadar dil bilgileri olmadığı için, çareyi tutuklamakta, kapamakta buluyorlar. Karşısındakini korkutarak susturup bastıracağını sananlar, bağırdıkça daha iyi anlaşılacağını umanlar, aslında konuşamayanlar. Onlar bize dilimizin sınırlarının sınırlı dünyaları kadar olduğunu gösteriyor.