İçerik, atom fiziği ve karahindiba

İyi içerik her zaman başarıya ulaşır mı? İçerik, kaliteli, doğru, orijinal, güncel, bilgi yüklü gibi özelliklerine karşın ne yazık ki, her zaman başarıya ulaşamayabiliyor. Peki neden?

İçerik ne kadar iyi olursa olsun, doğru zamanda doğru kitleye ulaşamıyorsa, içerikten beklenen etki ortaya çıkmıyor. Sonda söyleyeceğimi başta ifade edeyim; iyi içerik yalnızca güzel bir yazı dili, kapsamlı bir araştırma, cazip görsellerle ulaşılan hedef değil. Evet hepsi doğru ve dahası var ama bir de bu işin lojistik konusu var.

Formülü veriyorum= karahindiba stratejisi.

Karahindiba, bahar aylarında çayır çimende yetişen, sarı çiçekli otsu bir bitki. Uzun kazık kökü, rozet halinde tabanda toplanmış olan derin dişli yapraklarla uzun çiçek saplarını taşıyor. Altın sarısı çiçekleri ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açıyor. Sonra çiçek karahindibanın tohumlarını taşıyan beyaz toplara dönüşüyor. Bu beyaz topçuklar en hafif rüzgarda bile uçup çevreye dağılıyor. Yayılan tohumlar sayesinde karahindiba çoğalıyor da çoğalıyor.

Soru cevap şeklinde ilerleyelim mi;

Soru: En hızlı hangi içerikler tüketiliyor?

Yanıt: Yüzde 93 ile sosyal medya. İletişimin etkisi, içeriğin gücünü, Youtube, Pinterest, Tumblr ya da Facebook gibi platformların içerik pazarlama stratejisine bakarak görmek mümkün.

Soru: İçerik piyasası ne kadar büyüyor?

Yanıt: 2018 yılına kadar 32.3 milyar dolarlık bir büyüme bekleniyor.

Soru: İçerik piyasasında nasıl öne çıkabiliriz?

Yanıt: Fikirlerin nasıl ve nerede kullanıldığı önemli.

Soru: İyi bir içerik üretim stratejisi nedir?

Yanıt: Büyük bir fikrin, minik parçalara ayrılıp karahindiba gibi yayılmasını sağlamak. İçeriklerin karahindiba gibi yayılması için sürekli dolaşıma sokulması.

Soru: Karahindiba nasıl bir bitkidir?

Yanıt: Nisan ve Mayıs’ta tüm tarla kıyılarında çayırlık alanlarla yol kenarlarında yetişen, kalıcı sarı çiçekli otsu bir bitkidir. İçi “kengel” denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet halinde tabanda toplanmış olan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra bu çiçek kömeçleri karahindibanın tohumlarını taşıyan beyaz toplara dönüşürler. Bu beyaz topçukları oluşturan meyve kapçıkları en hafif rüzgarda bile uçup çevreye dağılır. Bitki böylece yaydığı tohumlarıyla çoğalır. Hortum şeklinde kesilip çok güzel ses çıkardığı için bu ismi almıştır.

Soru: Karahindiba ile içerik arasındaki bağlantı nedir?

Yanıt: Okurun dikkatini yakalamak ve bu dikkati maddi bir değere dönüştürmek mümkün olabilir. Okuyucuların-dinleyicilerin-izleyicilerin dikkati nerede yoğunlaşıyorsa, orada içerik olmalı. Yanıt; daima ve her yerde.

Soru: Üretilen içerik, piyasada nasıl öne çıkacak? Nasıl yaygınlık kazanacak, nasıl geniş kitlelere hitap edecek?

Yanıt: İçeriklerin atomlaşması gerek… İçeriğin atomlaşması, belli bir içeriğin çeşitli formlarda yeniden biçimlendirilerek çeşitli mecralarda, yeniden yayımlanması anlamına geliyor. İçeriğin atomize edilmesindeki temel maksat, mevcut içerikleri farklı formatlarda yeniden dönüştürmek ve farklı platformlarda yeniden dolaşıma sokmak.

Soru: İçeriği atomlaştırmanın başka faydası var mı?

Yanıt: İçeğin atomize edilmesi, mevcut kaynakların daha etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Atomlaştırma, mevcut içeriklerin arasında kuvvetli bir çağrışım ağının oluşturulmasına yol açıyor. Aynı içeriğin, farklı platformlarda farklı formatlarda yeniden dolaşıma sokulması, bağlantıyı güçlendiriyor. Böylece, zaman akışında yitip giden yerine akılda kalan içerikler ortaya çıkıyor.

Soru: Neden aynı içerik tedavülde kalıyor?

Yanıt: İçeriğin sürekli olarak başka formatlarda dolaşıma sokulması, içeriğin bir tür “her yerdelik” kazanmasını sağlıyor. Yaygınlık kazanmış, geniş kitlelere ulaşmış içerik anlamına geliyor. Atomize içerik, hedef kitle tutundurmasını kolaylaştırdığı gibi, her an her yerde hissini yayıyor. Aslında içeriğin atomlaşması, artık bir tercih meselesi değil. Küresel içerik piyasası böyle işliyor.

Soru: Nasıl yapacağız?

Yanıt: İçerik atomlaştırma, içeriklerin yalnızca bir formattan diğerine dönüştürülüp, bir orada bir burada yayımlanması demek değil. İçerik piyasasında, ben de varım demek isteyen, büyük düşünmeyi bir kenara bırakıp “atom” düzeyinde düşünmeye geçiyor. Formül büyük fikirleri ikiye, üçe, hatta dörde, beşe…. Burada da içerikleri böl ve değişik yerlere koy okunsun mantığından uzak durmak, bölünen içeriklere yeni anlamlar yüklemek gerek. Ya da bölmeden önce hedef için anlamları gözden geçirmek… böldükten sonra da, parçalara ayrılan içeriklerde her parçayı yeniden tasarlamak gerek. Yeni bir imaj vermek diyelim….

Soru: Büyük fikirler nasıl bölünecek?

Yanıt, İçerik üretimi söz konusu olduğunda, “daha büyük, daha iyidir” fikri hüküm sürmüyor. Kolay ulaşılan, anlaşılan, iletilen, tüketilen, paylaşılan, yayılan “atom” gibi hızlı içerikler elde etmek için “küçük düşünmek” gerekiyor. Küçük, detay demek: yaygınlık kazanacak, çok sayıda insana ulaşacak şekilde, kendi başına değerli küçük parçalara bölmekle ilgili bir iş. Bilginin, yeniden biçimlendirilmesi ve yeniden yayımlanması, atomlaştırma yönteminin esasını oluşturuyor. Bu yöntemle, daha geniş kitlelerin, daha kolay bir şekilde içeriklere ulaşma olasılığı artıyor.

Soru: Karahindiba Stratejisi diyebilir miyiz?

Yanıt, Tuhaf ama doğru! Dijital Dünyada Yayılma Stratejisi: Karahindiba

Karahindiba gibi bir orada bir burada bitmesi, durmak bilmez yaygınlık kazanması gibi, içeriklerin de yaygınlık kazanmasını istiyorsak, içeriklerin her an- her yerde farklı formatlarda, yeniden ve yeniden dağıtıma ve dolaşıma sokulması gerek dedik.

Soru: Peki, hedef kitlesini nasıl belirleyeceğiz?

Yanıt: Yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir seviyesi… gibi pazarlamada belirleyici unsurların yanı sıra hedef kitle denildiğinde, örneğin “tıklanma-izlenme” rakamları da radarımıza giriyor… Google+ kullanmayan ama Facebook’ta aktif olanlar, video izleyenler ama yazılı metin okumayanlar, Youtube’u yoğun kullananlar, Twitter’ı aktif kullananlar veya kullanmayanlar, blogları takip edenler veya etmeyenler gibi ayrımlarla kitleler belirleniyor…

Soru: İçerik eskimez mi?

Yanıt, İçeriklerin atomlaşması, her türden kitlenin “dikkatini yakalamak” için olmazsa olmaz bir yöntem. İçerik piyasasında iş yapmak için, insanları ürettiğiniz içeriklere zaman ayırmaya “ikna” edemezsiniz, onların ayırdıkları zamanı yakalamak zorundasınız. Bu nedenle karahindiba gibi “her yere yayılmak” gerekiyor. İçerikleri farklı mecralarda ve formatlarda yeniden kullanıma sunarak, ulaşımı-anlamayı-paylaşmayı kolaylaştırarak, her mecradan insanı çekmek gerek. Unutmayın yalnızca içerikler değil, hedef kitle de atomlaşıyor.